Abse: İçi cerahat dolu şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır.
Adale romatizması: Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.
Adenit: Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişliğe adenit denir.
Ağız yaraları: Ağız yaraları, “basit” ve “derin” veya “sert kenarlı” yaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Çoğunlukla, üşütme veya hazımsızlıktan kaynaklanır. Yaraların etrafı, kırmızı bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar. Çocuklarda; kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar meydana gelebilir.
Ağrılı aybaşı hali: Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.
Akrep sokması: Akrep; sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğuyla zehirli bir iğnesi olan böcektir. Akrep soktuğunda yapılacak ilk iş; soktuğu yerin altını ve üstünü sıkıca bağlamaktır. Sonra; iğnenin bulunduğu yer, iki parmak arasına alınıp, kan akıncaya kadar sıkılır ve üzerine amonyak sürülür.
Albüminüri:
İdrarda, albümin bulunmasına; Tıp dilinde Albüminüri; halk arasında ise, aktutma denir. Bir çok hastalıklarda, özellikle Böbrek hastalıklarında, idrarda albümin görülür. Mümkün olduğu kadar süt içmeli, patates haşlaması ile muhallebiyi sofradan eksik etmemelidir. Baharatlı yiyecekler, biber, turşu ve tuz kesinlikle terk edilmeli; kahve ve fazla miktarda su içilmemelidir.
Alerji: Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir. Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.
Altını ıslatmak: Tıp dilinde Enuresis denir. Altına ve yatağına işeyen çocuklar; genellikle anne ve babasından yeteri kadar sevgi ve ilgi görmeyen çocuklardır. Hastalık, belli bir nedenden kaynaklanmıyorsa; yapılacak iş, çocuğa ihtiyacı olan sevgiyi vermektir; ancak altını ıslatmak, herhangi bir böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığından da kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora gitmek gerekir.
Anne sütünün azlığı: Anne sütünü artırmak için bol bol sulu gıdalar yemek, üzüntülerden sıyrılıp bir süre dinlenmek faydalıdır.
Anus kaşıntısı: Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.
Apandisit: Körbağırsağın iltahaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Müzmin apandisitte; kat’iyetle ilaç verilmez. Ameliyat gerekir. Had apandisit; karnın ortasından başlayıp, sağ alt kısma yerleşen bir ağrı ile kendini gösterir. Hazımsızlık ve gazdan şikayet edilir. Kusma görülebilir bazen de miğde bulantısı olur.
Arı sokması: Arı; bal ve balmumu yapan fakat, iğnesiyle sokan bir böcektir. Hassas bünyeli kimseleri soktukları zaman,onların şok geçirmelerine neden olabilirler. Eşek arıları ise; bal arılarına nazaran daha tehlikelidir. Arı sokmasında yapılacak ilk iş; arının iğnesini, ucu yakılmış bir iğne ile çıkarmaktır. Sonra arının soktuğu yerin alt ve üstünden sıkıca boğulur. Üzerine soğuk su dökülür.
Arpacık: Halk arasında it dirseği de denir. Doktorların Hordoleum dedikleri hastalıktır. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde; içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama vardır. Arpacıkla, hiçbir şekilde oynamayın, onu sıkmayın! Beslenmenize önem gösterin, üzüntülerinizi bırakıp biraz daha mutlu olmaya bakın.
Astım : Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup nedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazı kimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek yapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had Bronşit sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.
Astigmatlık: Göz yuvarlağı çaplarının düzensiz olması sonucu ortaya çıkan bir çeşit göz bozukluğudur. Hasta; noktaları bir çizgi halinde görür. Çoğunlukla doğuştandır. Miyopluk veya hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazı astigmatlar, baş ağrılarından da şikayet ederler. Tedavi için doktorun vereceği gözlüğü kullanmak gerekir.
Aşırı aybaşı kanaması: Aybaşı görme arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir: rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir.
Ateş: Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.
Ayak ağrıları: Çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.
Ayak burkulması: Yürürken, koşarken veya atlarken ayak kaslarının beklenmedik bir durumla karşılaşması sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra ağrı, şişme ve morarma olabilir.
Ayak çıbanı: Ayak derisindeki ter bezleri ve kıl keselerinin mikroplanması sonucu ortaya çıkar. Çıban yerinde, ilk önce sert ve kırmızı bir kabartı belirir. Ağrı vardır. Sonra iltihaplanır. Çıbanı sıkmamak gerekir.
Ayak şişmesi: Ayak şişmesi; uzun süre ayakta durma, dolaşım sisteminin yetersiz olması, gebelik, uzun süre hareketsiz kalma veya incinme, burkulma sonucu ortaya çıkar.
Ayak terlemesi: Ayakların normalden fazla terlemesi genellikle ter bezlerinin aşırı derecede çalışmasından kaynaklanır. Diğer taraftan, kalın çorap giymek, ateşli bir hastalık veya normal vücut sıcaklığının düşmesi de ayak terlemesine neden olabilir.
Aybaşı düzensizliği: Aybaşı kanaması normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir görülen aybaşı kanaması, bazı hallerde vaktinden önce veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon dengesizliği veya bünye zayıflığı olabilir.
Aybaşı kanaması azlığı: Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.
Aybaşı kanamasının gecikmesi: Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir.
Aybaşı kanamasının uzun sürmesi: Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.
Aybaşı kanaması yokluğu: Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir.
ANNE SUTU ILE ILGILI SIK SORULAN SORULAR
Anne Sütü Kaç Aya Kadar Verilmelidir ve Yeterliliği Nasıl Anlaşılır?
Anne, mümkün olduğu kadar, ya da istediği kadar uzun süre bebeğini emzirmelidir. Ancak anne sütü altıncı ayda doğum ağırlığının 2 katı olmuş bebeğe yetmez. Genellikle anne (bazı istisnalar dışında), ancak altıncı aya kadar bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlayacak kadar süt üretir. Ayrıca, çok uzun süre yalnız anne memesiyle beslenen bebek memeye bağlanır, kaşıkla yemek istemez, değişik besinlerin tadına ve kıvamına alışması zor olur. Anne sütü tek başına büyüyen bebeğe yetmez, bebek diğer besinleri de almak istemeyince büyüme ve gelişmesi yavaşlar, hatta zamanla büyüme durur ve çocuk hastalanır. Unutmayalım anne sütü ancak 6 aya kadar çocuğun tek besinidir.
Anne sütünün yeterliliği, en kolay yoldan çocuğun ağırlık kazanması ile anlaşılır. Ayrıca, tok çocuk rahat uyur, hastalanmadıkça huzursuz değildir. Sağlıklı bir bebek anne sütü de yeterli ise doğumdan altıncı ayına kadar her ay 400 ile 800 gram ortalama 500 gram ağırlık kazanır. Bebeğin aylık ağırlık kazanımı 6.aydan sonra biraz yavaşlar. Bu miktar 6-12 ay arasında ayda 300-500 gram ortalama olarak 400 gram kadardır.
Çocuğun ağırlık artışı azalıyorsa, annenin sütü az geliyor demektir. Çünkü, ağırlık artışındaki azalma kısa süreli olarak çocuğun beslenme durumunu belirler. Çocuğun boy uzunluğu, beslenme durumundaki kısa süreli değişikliklerden fazla etkilenmez, uzun süreli yetersiz beslenme durumunda boy uzaması yavaşlar.
Yenidoğan bebek için anne sütünün yerini tutan başka hiçbir mama yoktur.
Doğumdan sonra kendinize gelir gelmez emziriniz.
İlk günler anne memesinden gelen ‘Ağız Sütü’ mutlaka bebeğe verilmelidir.
Bebek her ağladığında emzirilmelidir.
Bebek iyi emiyor, büyüme ve gelişmesi düzgün gidiyorsa 4-6 aya kadar hiçbir şey vermeyin.
Anne Sütü ile Beslenme Sırasında Annenin Sağlık Durumu
Annenin hastalıkları:
Nezle, ishal olan anne bebeğini emzirebilir. Aksine bu sırada anne sütü ile bebeğe geçecek olan antikorlar, bebeği bu hastalıklara karşı korumaktadır. Anne sütü vermeyi engelleyen hastalıklar çok azdır. Bu hastalıklarda anneden bebeğe bir geçiş söz konusu değildir. Ancak annenin süt vermesi kendi sağlığı yönünden sakıncalı olabilir. Örneğin ağır kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği vb. çok nadir görülen psikoz, ağır depresyon durumlarında emzirme, annenin olumsuz davranışları nedeniyle bebeğe zarar verebilir.
Annenin idrar yolu enfeksiyonu anne sütü ile beslenmeye engel değildir.
Annede tüberküloz enfeksiyonu bebek için tehlikelidir. Ancak burada anneden bebeğe anne sütü ile bulaşma söz konusu değildir. Tehlike, bebek ile annenin temasından kaynaklanır. Bu durumda annenin hemen tedavisine başlanmalıdır. Bebeğe en kısa sürede BCG aşısı yapılmalı ve emzirmeye devam edilmelidir. Anne bebeği emzirirken yüzünü maske ile kapatmalıdır.
Annede meme iltihabı (mastit):
Anne sütü verilmesine engel değildir. Mastit şişlik, ağrı, kızarıklık ve ateş ile belirir. İltihap genellikle enfeksiyöz kaynaklı değildir. Mastitli göğüste çok ağrıya neden olmuyorsa anne bebeğini emzirmeye devam eder. Çok ağrılı ise meme elle sağılarak süt bebeğe verilir. Mastit sırasında anne sütü aniden kesilirse, memede apse gelişebilir. Böyle bir durumda emzirme sağlam göğüsle sürdürülür. Apseli meme de sık aralıklarla boşaltılır.
Meme kanseri gelişen annelerin bebeklerini emzirmelerinde bir sakınca yoktur.
Annede ilaç tedavisi:
Süt veren annelerde ilaçlar çok dikkatlice verilmelidir. İlaç kullanan ve bebeğini emzirmek isteyen annenin durumunu doktor değerlendirir.
Doğum kontrol hapı kullanan anneler bebeklerini emzirmek isterlerse yalnızca progesteron içeren hapları kullanmaları gerekir. Genelde emziren annelere doğum kontrol hapı kullanmamaları önerilir.
Menstruasyon:
Adet gören annenin bebeğini emzirmesinde bir sakınca yoktur.
Hamilelik:
Anne hamileliği sırasında bebeğini emzirebilir ancak beslenmesine çok dikkat etmesi gerekir.
Annenin kötü alışkanlıkları:
Emziren annenin sigara içmesi sakıncalıdır. Çünkü sigara içen annenin sütünde bebek için zararlı toksik maddeler yüksek oranda bulunur. Yine emziren annenin alkol almaması, çay ve kahve gibi içecekleri aşırı miktarda ve yemekler ile tüketmemesi gerekir.
Anne Sütü ile Beslenme Sırasında Bebeğin Sağlık Durumu
Doğuştan metabolik hastalıklar:
Galaktozemi, fenilketonüri vb. gibi çok nadir görülen hastalıklarda anne sütü çok dikkatli verilir ya da hiç verilmez.
Anne sütü sarılığı:
Sarılık görülen bebeklerde sarılığın ayırıcı tanısı için hekime başvurulmalıdır. Nadiren anne sütüne bağlı olarak sarılık görülebilirse de bu tip sarılığın bebeğe zararı olmadığı için anne sütü ile beslenmeye devam edilmelidir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde dışkılar genellikle yumuşak kıvamdadır. Dışkılama sık olabilir. Günde 8-10 kez dışkı yapan normal bebekler vardır. Renginin sarı ve dışkının bir miktarının kıvamlı olması bu durumun normal olduğunu gösterir. Anne sütü alan bazı bebeklerde kabızlığa eğilim ve 2-3 günde bir dışkılama da görülebilir. Bu durum da normaldir.
,
ANNE SUTU OLUSUMU
Süt, süt bezlerinde yapılır. Kanallar yolu ile meme başını çevreleyen kahverengi bölgenin altındaki süt havuzlarında birikir. Emilen sütün 1/3’ü buradan gelir. Bebek emdiğinde önce bu sütü alır. Sütün geriye kalan 2/3’ü ise beyinden gelen refleks sonucu bezlerdeki sütün serbestleşmesi ile salgılanır (şekil 2.1). Bu refleks (boşalma refleksi) sırasında anne göğsünde iğnelenmeler hissedebilir.
Bebek emer —-> Mesaj beyine ulaşır —-> Süt bezlerinde süt serbestleşir —-> Süt kanallara boşalır —-> Anne meme başı etrafında iğnelenme hissi duyar —-> Diğer göğüsten de süt damlayabilir —-> Süt bebeğe akar —-> Bebek emmeye ve yutmaya devam eder.
Stresli, ruhsal açıdan sıkıntıda olan annelerde bu refleks baskılanabilir ve çocuk sütün bu ikinci kısmını alamaz. Bu durumda bazı özel tekniklerle sütün ikinci kısmının gelmesi ile bu refleksin oluşması sağlanabilir.
Süt yapımı için en iyi uyarı aç bir bebeğin emmesidir. Göğüsler dolu olmasa da doğumdan hemen sonra annenin bebeğini emzirmeye başlaması süt yapımının uyarılması ve devamı için çok önemlidir. Bu nedenle bebeği doğar doğmaz anne memesine koyarak emzirmesini sağlayınız. Erken emzirme ile süt salgısı daha erken başlar ve bollaşır, bebek dehidratasyon ve hipoglisemiden korunur.
Erken ve sık emzirme, göğüslerin tam boşalmasını ve süt yapımının artmasını sağlayan en önemli faktörlerdir. Bebek, göğüsleri boşalttıkça, süt bezleri boşalan yeri doldurmak için daha fazla süt yapar.
Anneye özellikle ilk günlerde ve haftalarda bebeğe her istedikçe meme verilmesi öğütlenmelidir. Bu anne sütünün bol ve devamlı olmasını sağlayacaktır.
Sal
10
Gebelik Lousalık Emzirme-Doğum Sonrası yapılacaklar
10 Haz 2008, 10:47 | Yaprak | henüz yorum yokALT KARIN KASLARINDA ZAYIFLAMA
Karnın alt kısmını dolduran organlar (mesane, rahim ve ince bağırsaklar gibi) kas ve bağlardan oluşmuş bir levha halindeki alt karın tabanı tarafından desteklenirler. Bu kaslar aynı zamanda idrar yolunun mesaneden çıktığı yerin kapanmasına da yardımcı olurlar, bunlar doğum, yaşlanma veya kalıtımsal güçsüzlük gibi nedenlerle uzayıp gevşeyebilirler. Böyle bir durumda, iç organlarınızın bazıları sarkabilir (yani vücudunuzun daha aşağı kısmına çökerler). Bunun sonucu olarak yukarıda sayılan belirtileri hissedebilirsiniz. Sarkma genellikle yaşlı kadınlarda ve çok doğum yapmış olanlarda görülür.
Belirtiler
- Vajina duvarında bir tümsek;
- Öne eğildiğiniz zaman bir dolgunluk ve rahatsızlık, bazen sırt ağrısı
- İdrarını tutamama hali (öksürdüğünüz veya güldüğünüzde biraz idrar kaçınırsınız);
- İdrar veya dışkı yapmada zorluk;
- Bir şey kaldırdığınız veya uzun süre ayakta durduğunuzda karnınızın alt kısmında bir sıkışma veya basınç hissi.
Bazen rahim vajinanın içine sarkar. Çok uçtaki vakalarda rahim boynunun vajina girişinden taştığı görülebilir. Mesane veya idrar yolu (üretra) sarkarsa, vajinanın ön duvarında bir tümsek meydana getirir. Arka duvardaki şişkinlik ince bağırsaklar veya alt rektumun sarktığı anlamına gelir. Böyle bir durumda dışkılamak zorlaşabilir.
Teşhis
Ne olduğu açık seçik belli olan vajina duvarındaki tümsekler, alt karın muayenesinde sarkmanın nerede olduğu teşhisini çok kolaylaştırır. Ancak, doktorunuz şikayetleri ağırlaştırabilecek bir idrar kanalları enfeksiyonu olup olmadığını anlamak için idrar tahlili isteyebilir
Hafif sarkmalar özellikle yaşlı kadınlarda çok görülür. Sarkmanın hafif olduğu ve fazla rahatsızlık vermediği durumlarda tedavi için aceleye gerek yoktur. Egzersiz ve diyetle sorunu çözmek mümkündür. Ancak mesane veya idrar yolu kaydığında bazen idrar mesanede çok uzun zaman kalır ve bakteri üretmeye çok uygun bir ortam yaratır. Bu durumda idrar yollarında devamlı tekrarlayan enfeksiyonlar olabilir ve ameliyat en iyi çözüm haline gelebilir. Alt rektum bölgesindeki sarkma, yığılma fazla değilse genellikle operasyon gerektirmez..
Tedavi
Basit egzersizler (Kegel egzersizleri) bazen gereken tek tedavidir. Yardımcı olabilecek diğer çareler arasında çok şişmansanız, kilo vermeniz ve çok posalı yiyecekler yemeniz gibi (bağırsaklarınızı çalıştırarak zorlamadan dışarı çıkmanızı sağlar) yollar bulunabilir.
Ameliyat
Ameliyat gerekliyse, vajinanın onarılması denilen bir süreçten geçersiniz. Operatör sarkan organ veya organları kaldırır ve yerlerine yerleştirir ve ait karın tabanındaki kas ve bağları sıkıştırır.
Bazen, son çare olmasına karşın, bir rahim sarkması vakasının ameliyatı sırasında vajinal histerektomi (vajinanın da rahimle birlikte alınması) yapılması da gerekebilir.
ANNE SUTU
Yeni doğan bebek için en ideal besin anne sütüdür. Çocuğun anne sütü ile beslenmesinin sayısız yararları vardır. Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlayan annenin önceleri az miktarda gelen sütü, bebeğin emme uyarısı ile kısa zamanda artacaktır.
Anne Sütünün Özellikleri:
-Anne sütü tek başına ilk 4-6 ayda D vitamini dışında bebeğin tüm besin ihtiyaçlarını karşılar.
-İnek sütüne ve hazır mamalara göre sindirimi çok daha kolaydır. Çünkü anne sütü bebekte bulunmayan ve sindirime yardımcı olan enzimleri (lipaz, amilaz gibi) içerir.
-Bebeğin büyüme ve gelişmesi için gerekli minerallerin (çinko, demir) emilimini kolaylaştırır.
-Anne sütünde bebeğin büyümesinde çok önemli olan madde (linoleik asit) inek sütünden 8 kat daha fazladır.
-Protein ve mineral miktarı inek sütüne göre daha azdır. Ancak anne sütündeki bu miktar, bebeğin ihtiyacını karşılamaya yeterlidir. Ayrıca fazla protein ve mineralin idrarla atılması gerekmediği için, anne sütü ile beslenen bebeklerde, böbreğin yükü hafifler.
-Anne sütündeki antikorlar bebeği mikroplu hastalıklara karşı korur. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebekler ishal, öksürük, nezle ve diğer sık görülen bulaşıcı hastalıklara daha az yakalanır.
-Anne sütünün içerdiği yağ miktarı emme süresine bağlı olarak değişir. Öğünün sonunda gelen sütün yağ miktarı daha fazladır ve bebekte tokluk hissine yol açar. Bu durum bebeğin şişman olmasını önler. Böylece ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek ateroskleroz (damar hastalıkları) ve şişmanlığın neden olabileceği diğer hastalıklardan bebeği korur.
-Anne sütündeki kolesterol miktarı hazır mama yada inek sütüne oranla daha yüksektir. Ancak bu yüksek kolesterol miktarı ilk aylarda gerekli enzim sistemlerini geliştirir. Böylece ileri yaşlarda ateroskleroza yol açan yağların birikimini önlemek açısından çok önemlidir.
-Anne sütündeki laktoz miktarı çok yüksektir. Laktoz kalsiyumun emilimini arttırır. Bağırsakta vücut için yararlı olan laktobasillerin üremesini sağlar.
-Vitamin özellikle A ve C vitaminleri inek sütüne oranla daha yüksektir.
-Anne sütü her zaman temiz ve hazır bir besindir. Hazırlama ısıtma gibi zorlukları yoktur.
-Yapay beslenen bebeklerde görülen süt allerjisi anne sütü ile beslenen bebeklerde görülmez. Çünkü inek sütünde bulunan allerjen proteinler anne sütünde yoktur.
-Pişikler anne sütü ile beslenen bebeklerde daha az görülür.
-Süt salgılama süreci uterus kontraksiyonuna yol açar. Bu nedenle doğumdan sonra anne emzirmeye ne kadar erken başlarsa uterus o kadar kısa sürede küçülür ve normal haline döner.
-Bebeğini kendi sütü ile besleme anne-çocuk ilişkisini kuvvetlendirerek bebeğin duygusal doyumunu sağlar.
-Erken (preterm) doğum yapan annelerin süt bileşimi miyadında doğum yapanlardan farklıdır. Daha fazla protein ve tuz içerir. Bu farklılık preterm bebeğin ihtiyacını karşılamaya uygundur
ANNE SUTU ACILARI AZALTIYOR
Araştırmalara göre, anne sütü ve emzirilmek bebeğin acılarını da hafifletiyor.
ABD de yapılan bir araştırma, emzirmenin, bebeğin iğne yapılırken duyduğu acıyı hafiflettiğini ortaya koydu.
Chicago Üniversitesi nde yapılan araştırmaya göre, ayak topuklarından iğneyle kan alınırken emzirilen bebekler, emzirilmeyen bebeklere nazaran daha az ağlıyor, surat buruşturuyor ve bu bebeklerin kalp atışları hızlanmıyor.
Pediatrics dergisinin bu ayki sayısında yayımlanan araştırma sonuçlarında, emzirmenin, yeni doğanlardan kan alınması sırasında etkili bir ağrı kesici olduğu belirtildi.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler, anne sütündeki tatların, omurilikteki acı sinyalini engellediğini ve emmenin yatıştırıcı bir etkisi olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, bebeğin anneyle fiziksel temasının da, onları sakinleştirdiğini yinelediler





Selçuk Erdem Karikatürleri ..


Sütaş Ciftliginden Sütaş Karikatürleri



TEK BASINA
Okula yeni gelen ögretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç bir çagrida bulunmus:
“Kendini geri zekali hisseden varsa ayaga kalksin…”
Sinifta çit yok. Nihayet biri kalkmis:
“Sen kendini geri zekali mi hissediyorsun?”
“Hayir”, demis çocuk, “ama sizin tek basina ayakta kalmaniza gönlüm razi olmadi da…”
- Örgü Lavanta Keseleri Para Çantaları
- çikolatalı pastanın yapılışı
- 7gün, 7 ay, 7 yıl evlilerin konuşma sekilleri
- gecelik
- Örgü iç çamaşırı
- Gelinlik İç Giyim
- mayo modelleri
- 2008 İç Giyim Modası
- Bikini Modelleri
- bayan iç çamaşırları 2009 sezonu
- Dantel İç Giyim
- Yatak odası dekorasyonu için ipuçları
- Tülbent Oyaları
- Bebek Elbisesi
- Kalpli Örgü Motif Örneği
- Çok Şık Bir Bebek Panço Modeli
- Panço / Bere Çocuk Takımı
- Yeni Babet Modelleri !!
- Gelin ayakkabıları
- Düğün Davetiyeleri
- Yeni Converse Modelleri
- Gelin Saçı Aksesuarları
- Aşk Ne Demekmiş Bilen Var mı ?
- İmitasyon Yüzükler
- İmitasyon Kolyeler
- Bayan Cüzdanları
- Birbirinden Güzel Takılar
- İLAÇ KRİZİNDE SON NOKTA
- Valentino - Haute Couture 1
- Ayakkabı,Sandalet ve Terlikler (Victoria’s Secret-2008)
- En güzel Yaz Serisi
- Erkek Ayakkabıları - Ayakkabı Modelleri
- ZARA 2008 ilkbahar-yaz erkek kataloğu
- Masallar Diyarından Abiyeler
- Yazlık Kıyafetler-Aksesuarlar
- Pijama & Terlik
- 2008 Yaz Modası
- Kemik Güçlendiren Diyet
- Rio Moda Haftası 2009 Yaz Koleksiyonları
- 2008 Yazı Yeşilin Uyumluluğu
- 2008 Yaz Modasında Turuncu Sıcaklığı
- Kate Moss’un Tasarımları Kapış Kapış
- Sokak Trendi | Converse | 100.Yıl
- Yazlık elbiseler
- Modada Kelebek Etkisi
- 2008 Yaz Modasında Kırmızının Çekiciliği
- Yüksek Topuklu fakat rahat ayaklar
- İşte Peçeteden Gelinlik
- şık terlikler
- 2008 Yaz Modasından resimler
Yapılan Son Yorumlar
- oduncu: yok devenin nalı…
- deniz: oyşş aşkooom cnmsın ya bayılıyorum seny kendıme örnek alıyorum aynı ben ya:D
- Max Lancaster: Thx! After this actual post, your blog in my Google reader now
- tuğba: cicii
- zeynep: emzirmeyi dun biraktim bugun icimde sucluluk duygusu var ama gogsumdeki sut nasil bitecek simdi bilmiyom...
Bağlantılar
- Bestforumtr.com
- www.forumalev.com
- forumalev.org
- forumbilge.com
- www.forumbilge.com
- forumezel.com
- forumviper.com
- www.frmacil.com
- www.frmalev.com
- www.frmalev.net
- www.frmsevda.com
- www.frmsevda.net
- melekforum.com
- www.morruncu.com
- www.mumsema.com
- oya-modelleri.com
- vaaz-hutbe.com
- www.yudumla.com